18 166 663 książek w 176 językach
Jednak się nie przyda? Nic nie szkodzi! U nas możesz zwrócić towar do 30 dni
Bon prezentowy to zawsze dobry pomysł. Obdarowany może za bon prezentowy wybrać cokolwiek z naszej oferty.
30 dni na zwrot towaru
Nereye gidecektik.. Evimiz, esyalarimiz ne olacakti.. Gönlüm ne olacakti.. Sevdigim, Ahmarim ne olacakti.. Ahmarim neredesin.. Ahmar benden üc yas büyüktü. O da tip fakültesindeydi. Ben birinci, Ahmar dördüncü siniftaydi. Ikimizde doktor olacaktik. Savas cikarsa ben giderim, savasirim. Özgürlügümüz icin, sizler icin, memleketimi savunurum diyordu, son günlerde. Ahmarim nerede acaba.. Gerci bize yakin oturuyordu, dört sokak ötemizdeydi. Gidip bakamazdim ki, mahser yeri gibiydi ortalik. Kimse kimseyi tanimiyordu. Herkes toz toprak icindeydi. Daha fazla seyredemedim, sokaga firladim. Annemle birlikte hep beraber yangin yerine dönen sokaga ciktik. Allahim nasil bir vahsetti bu.. Bu ne aciydi Kadinlar, cocuklar, caresiz bebeler ciglik, kiyamet... Kiyamet denen sey bu olmaliydi. Hani derlerdi ya, kiyamet günü yer gök birlesecek, kimse kimseyi tanimayacak, kurtulmak icin herkes kendi derdine düsecek... Iste o gün buydu mutlaka... Allahim, öyle korkunc bir manzara vardi ki; kimi evlerin yarisi yoktu, kimi evlerin camlari tuzla buz olmustu. Her yer ceset, yarali doluydu... Babami gördüm o kalabalikta, agliyordu; insanlara yardim etmeye calisirken... O cocuklarin günahi neydi Allahim.. Her kösede bir bebek agliyordu kimsesiz... Korkuyla.. Suratlari, vücutlari tozdan görülmeyen cocuklar... Analar cocuklarini ariyorlardi, parcalanmis bedenlere bakarken. Cehennem buydu mutlaka.. Dilek Basaran, Suriyede anlamsiz bir savasin ortasinda hicbir seyden haberi olmadan ölen, yaralanan, evlerini ve yurtlarini terk etmek zorunda kalan günahsiz masum insanlarin dramini anlatmis bu romaninda.
Cześć! Jestem Libroamiko, Twój doradca książkowy.
Jak mogę Ci pomóc?